Yazıda yer alan fotoğraflar kendi objektifimdendir.
Üniversite yıllarımda, Galileo Galilei’nin İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog (Dialogo sopra i due massimi sistemi del mondo, 1632) adlı eserinin ilk Türkçe çevirisini, kitap henüz bir bütün olarak yayımlanmadan önce okumuştum. Çevirmen Reşit Aşçıoğlu, anlaşmazlık yaşadığı ilk yayınevinden dert yanarak kitabın ilk yarısını bir köşe yazarına göndermiş; bu nüsha Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’ne bağışlanınca yollarımız kesişmişti.
Galileo, bu kitabın yayımlanmasından sonra yargılandı ve hayatının son yıllarını ev hapsinde geçirdi.
Galileo Müzesi
Yakın zaman önce birkaç günlüğüne Toscana’daydım ve Floransa’daki Galileo Müzesi’nde (Museo Galileo) bu kitabın bir kopyasını görme şansına eriştim.
Müzede beni etkileyen bir başka eser ise Yıldızlardan Gelen Haber (Sidereus Nuncius, 1610) oldu.
Teleskopu ilk kez gökyüzüne çevirerek deneysel fiziğin temellerini atan Galileo, bu eserinde Jüpiter’in dört uydusundan, Ay’ın sanıldığı gibi kusursuz bir kristal küre olmadığından ve çıplak gözle görülmesi mümkün olmayan yıldızlardan söz ediyor. Söz etmekle kalmıyor, argümanlarını gözlemleriyle birlikte ortaya koyuyor.
1609 ve 1610 yıllarından kalma, Galileo’ya ait iki teleskop da müzede sergileniyor.
Museo Galileo, yalnızca Galileo’ya değil, genel olarak bilim tarihine ilişkin oldukça heyecan verici bir yer.
Heykeller, Büstler

Galileo’nun doğduğu şehir olan Pisa sokaklarında görebileceğiniz iki heykel de ziyaret ettiğimiz yerler arasındaydı.
Soldaki heykel 2020 yılında yapılmış, oldukça yeni.
Sağdaki ise 2009 tarihli. Üzerindeki yazıya göre, Yıldızlardan Gelen Haber’in yayımlanışının 400. yılı anısına ve Galileo’ya duyduğu saygıyı göstermek isteyen Kardinal Pietro Maffi (1858–1931) adına dikilmiş. Maffi, Pisa halkını karşısına alma pahasınma Galileo’nun heykelini dikmek istediğini söyleyen bilimle yakından ilgili bir din adamıymış [1].
Doğduğu Ev, Yattığı Yer
Galileo’nun doğduğu ev, kayıtlardaki “Sant’Andrea” isminin farklı bir Sant’Andrea ile karıştırılması nedeniyle yüzyıllarca yanlış bilindi. Günümüzde ise tarihçiler, bu evin annesi Giulia Ammannati’ye ait olan Pisa’daki Casa Ammannati olduğunu kabul ediyor [2].
Doğduğu evi görüp de mezarını ziyaret etmemek olmaz diyerek Floransa’daki Santa Croce Bazilikası’na uğradık. Galileo’nun anıt mezarı, bazilikanın içinde, doğumundan sadece üç gün sonra ölen Michelangelo’nun mezarıyla karşı karşıya duruyor.
Ancak Galileo, ölümünden sonra bile huzur bulamamış. Mezarının ilk konumundan Santa Croce’ye taşınması sırasında sağ elinin orta parmağı, bir dişi ve bir omuru alınmış. Orta parmak şu anda Galileo Müzesi’nde sergileniyor [3].
Toscana’da Galileo’yla ilgili daha pek çok yer görülebilir elbette: Yaşadığı yerler, adını taşıyan caddeler, meydanlar, anıtlar ve heykeller… Daha kapsamlı bir geziyi sabırsızlıkla bekliyorum.
REFERANSLAR
[1]https://content.time.com/time/subscriber/article/0,33009,881438,00.html
[2]https://brunelleschi.imss.fi.it/itineraries/place/BirthplaceOfGalileoGalileiAmmannatiHouse.html
[3]https://catalogue.museogalileo.it/object/MiddleFingerGalileosRightHand.html









